AVCILIK TARİHİ
Binlerce yıldır Kalahari Çölü’nde yaşayan Güney Afrikalı Buşmenler’in de (veya “San”) günümüzde halen yaşadığı gibi toplayıcı-avcı kültürü tarih boyunca hep yaygındı. Binlerce yıldan beri olduğu gibi bugün de buşmenler halen yay ile ok ve kargı veya mızraklarla avlanmaktadırlar. Buşmenler, avlanmak için gerekli tüm aletleri doğal malzemelerden kendileri üretirler ve kullanacakları okların uçlarını önce zehire batırırlar. Avustralya yerlilerinden günümüze kadar yok olmamış halklardan olan Aborjinler de benzer şekilde doğa ile uyum içinde avlanarak yaşamlarını sürdürmektedir.

Hangi kıtada olursa olsun, tarih boyunca sürekli evcilleştirilen hayvanlar hem insanlara dostluk etmişler, hem de iz sürme ve avlanma gibi faaliyetlerinde insanlara epeyce yardımcı olmuşlardır. İnsanların emirlerine uyarak çoğu zaman kanguru, geyik, antilop, yabani at sürüsü, ya da bir zebra sürüsünü bir uçuruma doğru sürüp avlamaya yardımcı olan av köpekleri bu avlanma sonucunda bütün topluluğa yetecek kadar yiyecek elde edilmesine katkıda bulunmuşlardır. İnsanlar, İ.Ö. 15.000 yıl kadar önce karınlarını doyurmak için ekip biçmeyi ve hayvan yetiştirip beslemeyi de öğrenmişlerdir. Fakat hayvanların etlerinin yanı sıra değerli yan ürünleri olan çeşitli kısımlarına ihtiyaçları olduğu için, örneğin boynuz, deri, diş, kıl, post, yün, kürk, tüy, kemik vb. gibi, avcılığa her zaman devam etmiş, hatta avcılık malzemelerini geliştirmişlerdir. İnsanoğlu sürekli geliştirdiği avcılık malzemelerini zaman ilerledikçe tüfeklere kadar vardırmış ve tüfekler en önemli avcılık malzemesine yani av silahı hâline gelmiştir; günümüzde de bu durum değişmemiştir.
KAÇAK AVLANMA
Av hayvanı, spor amacıyla avlanan hayvanlar, kuşlar ve balıklardır. Günümüzde neredeyse bütün av hayvanlarının avlanması izne bağlanmıştır. Buna karşın para kazanmak için kaçak ya da izinsiz avlanma maalesef her türlü uyarıya rağmen yine de yapılmaktadır. Örneğin, somon balığı ve alabalık çoğu zaman izinsiz avlanmaktadır. Dişleri uğruna fillerin soyları, ilaç sanayisi için kaplanların soyları ve değerli balık soyları gibi birçok hayvan soyunu ve türünü korumak amacıyla dünyanın birçok ülkesinde izinsiz avlanmaya ağır cezalar koyulmuştur. Örneğin Afrika’daki devletler av hayvanlarının korunma altına alındığı bölgelerde ya da av hayvanı bakımından zengin olan ülkelerde yetkililer değerli hayvanları postu ya da dişleri için öldürmeye gelen izinsiz avcılara karşı sert önlemler almışlardır.
İYİ BİR AVCI…
İyi bir avcı avını ustalıkla izler ve sezdirmeden ona yaklaşır ve keskin nişancılığıyla avını hiç acı çektirmeden öldürebilir ya da yakalayabilir. Yine iyi bir avcı ülkenin bu konudaki yasalarına uyarak yalnızca izin çıktığında avlanır. Buna rağmen, günümüz avcıları hayvanlara acı ve eziyet çektirdiğinden, birçok çevre korumacı avcılığı acımasız bir hareket olarak kabul etmekte ve bir spor olarak görmemektedir. Bu konuda haksız da sayılmazlar zira çevrebilim incelemeleri de doğanın dengesinin sürdürülebilmesi için yabani hayvanların sayılarının belli bir düzeyin altına düşmemesi gerektiğini göstermektedir. Aksi takdirde belli bir canlı türünün sonu gelmiş olacak, bundan diğer canlı türleri ve nihayetinde insanlar etkilenecektir. Fauna ve floranın dengesinin korunmasının insanoğlunun varlığını korumasının temeli olduğunu artık herkes bilmelidir.