BEBEK, OYUN, OYUNCAK
Bebek ve ilk aylar
İlk aylarda bebekler beslenirken yaptıkları emme davranışları gibi kendilerine haz veren davranışları tekrar edip dururlar. Bebeklerin davranışlarının tamamı bu aylarda kendi bedenlerinde odaklanmıştır. Bu ilk aylarda bebeklerin ilk “kazanılmış uyarlamaları” (adaptasyon) farklı nesneleri farklı bir şekilde emme olmaktadır. Herhangi bir gün tesadüfen parmağı ağzındayken parmağını emmeye başlayan bebek bu duyguyu sever ve deneme yanılma yöntemiyle parmağını emmeyi yineler. Parmağını emmeyi bir defa başaran bebek parmağını devamlı ağzına götürür ve ağzında tutup parmak emmeye devam edebilmek için ise kasıtlı olarak çaba sarf eder. Bunu yaparken de meme emmeden farklı bir emme uydurur ve bebek eylemlerini bağdaştırmayı öğrenir.
Bu tür eylemleriyle birlikte bebekler ilk aylarında duyu organlarını düzenlemeyi de öğrenirler. Bebeğin annesinin sesini duyması, sesin geldiği tarafa yönelmesi ve sesin sahibinin annesinin olduğunu keşfetmesi ve dünyasının anlam kazanmaya başlaması bu dönemde gerçekleşir. Fakat bebekler objeleri sürekli bir biçimde takip edip, kaybolduğunda onları bulmaya çalışamazlar; kaybolanı son gördükleri yere pasif ve hareketsiz olarak bakarlar ve sadece hareket halindeyken objeleri gözleriyle takip edebilirler. Daha sonra ise bebekler ellerine geçirdikleri bir cismi tutabilirler ve bırakmazlar.

İlk altı aydan sonra bebek
Artık çevreleriyle daha çok ilgilenen bebekler yavaş yavaş sebep sonuç ilişkisini ayırt etmeye başlarlar. Davranışları daha önce kendi bedenlerine odaklı olan bebekler artık başka nesnelere yönelip bu hareketlerinin sonuçlarını izlerler. Daha önce tesadüfen keşfettikleri ses çıkaran bir oyuncağı (çıngırak vs.) sallayarak, bastırarak, çekiştirerek veya bırakarak hareketlerinin sonucunu izlerler. Çevrelerini kendi hareketleriyle etkilediklerini ve yalnız kendi hareketleriyle belli bir sonuca ulaşacaklarını fark ederler bebekler. Bütün duyularını kullanarak objeleri inceleyen bebekler bu aylarda dinleyerek, ellerindeki oyuncakları sürekli çevirerek, ağızlarına alarak ve el ve kollarındaki kontrol giderek arttığından yetişkinlerin hareketlerini taklit ederek çevrelerini keşfedip, öğrenirler. Bu yüzden bebeklere 6. ve 8. aylarında bu tür oyuncaklar vermek bebeklerin zihinsel ve kişilik gelişimini desteklemesi bakımından en uygun davranıştır.
Bebek ve küçük çocuk
Çevresiyle bu şekilde ilgilenerek dış dünyayı tanımaya başlar bebekler. Bebeklere giydirilen kıyafetler ve onlara alınan oyuncaklarla büyür bebekler ve daha ileriki hayatlarında da çocuklar, gençler ve yetişkinler olarak onlar, çevrelerindeki her şeyden ve her davranıştan etkilenmişlerdir. Bebeklere ve küçük çocuklara cinsiyetlerine uygun renklerde kıyafetler giydirmek, oyunlar oynatmak, küçük erkek çocuklarına tüfek, tabanca, asker ve diğer savaş oyuncakları yerine becerilerini geliştiren, eğitici ve öğretici oyuncaklar almak veya hediye etmek gerekmektedir. Çünkü oyuncaklarla oynamak bebeklerin ve küçük çocukların onlara hiç kimsenin öğretemeyeceklerini kendi tecrübeleri ile öğrenmelerinin ve üstelik bunu yaparken eğlenmelerinin yöntemidir. Oyuncaklarla oynayan bebeklerin ve küçük çocukların kas gelişimleri desteklenir, enerji harcamaları, çevrelerinden aldıkları olumsuz enerjiyi ve stresi atmaları sağlanmış olur. Oyuncaklarla oynayarak küçük çocuklar duygularını ve gereksinimlerini ifade ederler, renk, şekil ve boyutları öğrenirler, kendi yeteneklerini keşfederler, geliştirirler ve becerilerini artırırlar, oynayarak yaratmayı öğrenirler, kendileri dışındaki kişileri, yaşamı ve gerçek ve oyunu ayırt etmeyi öğrenirler, kendi sorunlarını kendileri çözmeyi öğrenirler, arkadaşlarıyla oyun oynarken de toplum içindeki rolünü, sosyalleşmeyi ve paylaşmayı öğrenirler.