SESSİZ FİLM: 1895 1927< prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Filmlerin ilk kayıtlarına baktığımızda bunlar o günlerin şartlarında doğal olarak sessiz ve siyah beyaz olarak yapılmıştır. İlk film kayıtlarının konuları genellikle günlük hayattan bazı sahnelerden, belgesel nitelikli, komik durumlardan veya fıkraların mizansenlerinden oluşuyordu. İlk başlarda tiyatrolarda gösterilmeye başlanan filmler genellikle yüksek sosyal sınıf tarafından takip edilebiliyordu. Avrupa daki ilk paralı film gösterimi Berlin kentindeki (Almanya) Wintergarten de 1895 yılının kasım ayında yapıldı. Akabinde, aynı yılın son ayında Paris te ilk kez bir topluluğa film gösterildi. Filmin gösterimi Lumiere kardeşler tarafından Grand Café nin bodrum katında gerçekleştirildi. Artık Avrupa da birçok geleneksel şenlikte filmler gösterilir olmuştur. 1900 lü yıllara gelindiğinde gezici sinemadan sonra bahçelerde, alışveriş merkezlerinin katlarında da filmler gösterilmeye başlandı. Bu günün benzerleri olan sinemalar elektriğin yaygınlaşmasıyla başlayacaktı. Önceleri tiyatro sahnelerinin aydınlatılmasını ile başlandı işe. Daha sonra ise bunu özellikle büyük kentlerde ayrı ve son derece lüks sinema binalarının inşa edilmesini takip etti. Böylece sadece film gösterimi amaçlı sinemalar inşa edilmiş ve oldu ve filmler artık buralarda gösterilmeye başlandı.

Amerika kıtasında ise ilk sinemalara nickelodeon denirdi. Bu sinemalara beş sent (nickel) ile girilirdi. Yunancada üstü kapalı tiyatro anlamına gelen odeion ile birleştirilerek onlara nickelodeon denmiş ve 1906 yılında ilk film gösterimi Los Angeles kentindeki Penny Arcade sinemasında yapılmıştır. Genel olarak sinemalarda sessiz filmlere sinema salonunda bulunan piyano veya akordeon gibi müzik aletleriyle çalınan müziklerle eşlik edilmeye başlandı. Gösterilen filmler arasında belgesel nitelikli filmler, komediler, trajediler, macera filmleri türünde kısa filmler bulunuyordu. Bu filmler kısa olduğundan genellikle arka arkaya birkaç film gösteriliyor ve bir seans ortalama bir saat civarında oluyordu. Böyle olunca da filmler arasında film makaralarını değiştirirken ortaya bir boşluk çıkıyordu. Oluşan bu boşluklar için ise sinema sahiplerinin yakınları tarafından organize edilen bir müzik seansı yapılıyordu. Bu bölümde seyirciler hep birlikte çalınan piyano veya diğer enstrümanlar eşliğinde şarkılar söylemeye davet ediliyordu. Artık tarihi binalar da sinemaya dönüştürülüyor ve daha büyükçe sinema salonlarında orkestralar dahi bulunuyordu. Sessiz film dönemi 1895 yılında başlayıp 1927 ye kadar sürmüştür. Bu dönemde şaheser denilebilecek filmler ortaya çıkmıştır: Cabiria, İtalya, 1912; Birth of a Nation, Amerika, 1915; Metropolis, Ben Hur, Napoleon, Rus sinemasından Sergej Eisenstein ın ünlü filmi Potempkin Zırhlısı (1925) vs. Sessiz film döneminin bir diğer özelliği ise Slapstick denilen komedi filmler oluşturur. Filmde konuşma ve ses olmadığından komikliği ileten yegâne araç oyuncunun oyunculuğu ve vücudu ile yarattığı komikliğidir. Bu türün klasikleşmiş komik görüntüleri örneğin muz kabuğuna basarak kaymak veya birinin yüzüne pasta fırlatılmasıdır. Slapstick döneminin en önemli temsilcilerinden ilk hatırlanan kuşkusuz büyük sanatçı Charlie Chaplin oluyor. Chaplin i 1915 lerde oynadığı sayısız kısa filmden hatırlarız fakat The Kid gibi birkaç uzun filmde de oynamıştır. Dönemin diğer temsilcileri ise ünlü Laurel ile Hardy ikilisi, Harold Lloyd ve Buster Keaton olmuştur.