SAĞLIKLI BESLENME< prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Sağlıklı beslenirsek sağlıklı kalabiliriz. Bunun için taze sebze ve meyveleri mevsiminde tüketmeliyiz. Sera ürünlerinden, dondurulmuş gıdalardan, çok kez işlenmiş ürünlerden, katkı maddesi ve koruyucu gibi zararlı maddeler içeren gıdalardan, konservelerden, asitli ve gazlı içeceklerden kaçınmalıyız. Gıdaların son kullanma tarihini mutlaka kontrol etmeliyiz. Taze gıdaları mümkün olduğunca semt pazarlarından ve bilinçli olarak seçmeliyiz. Pürüzsüz ve hormonlu olanları tercih etmemeliyiz. İmkanlarımız ölçüsünde ekolojik tarım ürünü satılan yerlerden alışveriş yapmaya çalışmalıyız. Hazır yiyecek ve fast food ürünlerden mümkün olduğunca uzak durmalı, basit de olsa kendi yemeğimizi kendimiz pişirmeliyiz. Haftada en az iki öğün balık yemeliyiz. Tüm pişirme yöntemlerinde yemeklerimizi daha kısa sürelerde ve kısık ateşte pişirmeli ve vitaminlerini korumaları için taze olarak tüketmeliyiz. Yöntem olarak buharda pişirmeye daha sık yer vermeliyiz. Makarnaları pilav usulü ile pişirerek suyunu atmamalıyız. Yemeklerde önceliği zeytinyağına vermeliyiz, ardından diğer sıvı yağlara yer vermeliyiz. Pişirme kapları teflon olmamalı çünkü teflon kaplaması kolay çizilir ve kanserojendir. Kanserojen olan yanmış yemek ve doğrudan alevli ızgaralardan kaçınmalıyız. Öğün sayımızı üç ve üçten fazla tutmalı ve böylece az miktarda yemeliyiz. Abur cubur tabir edilen yiyeceklerden uzak durmalıyız. Ekmek ve hamur işlerini unutmak yerine az miktarda tüketerek dengeli beslenmeliyiz. İçeceklerden gazlı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suyu ve ayranı tercih etmeliyiz. Alkol ve sigara tüketimini bırakmalı veya sınırlamalıyız. Hazır poşet çaylar ve siyah çay yerine güvendiğimiz aktarlardan alacağımız antioksidan içeren yeşil çay içmeli ve bitki çaylarını tercih etmeliyiz.

OLUMLU DÜŞÜNME
Olumsuz düşünceleri ve kuruntuları bir kenara bırakıp olumlu düşünmeye çalışmalıyız. Bunun sağlık üzerindeki etkisi artık tartışılmıyor bile. Sahip olamadıklarımıza bakıp üzülmek yerine sahip olduklarımıza bakıp değerini bilmeliyiz. Hayatta, bir merdivenden yukarıya çıkarken önümüzde kaç basamak kaldığını değil de geride kaç basamak bıraktığımızı düşünürsek, daha olumlu bir bakış açısına sahip olacağız. Ne kadar bildik bir cümle olsa da bardağın dolu tarafını görmeliyiz . Ayrıca sahip olduklarımızın değerini onları kaybetmeden önce anlamaya çalışmalıyız. Olumlu düşünmek hem vücudumuza hem de güzelliğimize katkı sağlayacaktır.
STRESTEN KAÇINMA
Stres çağımızın en büyük düşmanıdır denir ve bu doğrudur. Stresten kaçınmak için kendi yöntemimizi kendimiz bulmalıyız. Eğer stresten kaçınamıyorsak bunu dengeleyecek hareketler yapmalıyız. Bunun için hafta sonlarını aileye, hobilere ve meraklara, ilgimizi çeken kurslara, açık havada geçirilecek zamana, gezilere ve spora ayırmalıyız. Erken yatıp erken kalkmalı, öğünlerimizi atlamamalı ve geçiştirmemeliyiz. Sürekli sıkı rejimlere girmek yerine sağlıklı beslenerek hızlı kilo alıp vermek ve bunun getireceği stresten kaçınmalıyız. Stresten kaçınarak saç sorunlarını, cildimizdeki erken yaşlanmayı, sivilce ve diğer problemleri de önlemiş ve güzelliğimizi de korumuş oluruz. Bir diğer yöntem de sorunları biriktirmeden çözmektir. Sorunlarımızı onlar daha küçük iken konuşarak çözerken onları biriktirmemiş ve daha da büyümelerine izin vermemiş oluruz.